Dünyaya gözümüzü açtığımızdan beri, üç tarafı
deniz ama 'dört tarafı düşmanla' çevrili şu topraklarda, bizi,
hepimizin asker doğduğuna ( zaten sizin için herkes de Türk'tür ya... )
inandırmak için atmadığınız takla kalmadı be!
Herbirimiz daha küçücükken beyinlerimizi öyle çok
yalanla doldurdunuz ki bir çoğumuz
-eşşek kadar olmasına rağmen- hala, uslu olursa şirinleri görebileceğini sanıyor.
Bizi leyleklerin getirdiği dolantasıyla başlayan yalan bombardımanına,
alnımıza 'bilgilerden bir çelenk' yutturmacasıyla 'enayi' yazmak için tıkıştırdığınız
okullarınızda devam ediyorsunuz.
"Eğitim Şart!" komutuyla kapattığınız sınıflarda, başımıza
diktiğiniz güdük vicdanlı öğretmen-zebani melezi yaratıkların elinde...
hasta ettiniz lan bizi! Topumuz manyak olduk!
"Öğretmenin vurduğu yerde gül biter." diye diye attığınız
dayaklarla ruhumuzu bile çürüttünüz.
Ama artık yalana doyduk! Meclis kürsülerinizden, medyanızdan,
okullarınızdan ardarda sıraladığınız yalanlarınız midemizi bulandırıyor.
Artık yalanlarınıza kanmıyoruz ve yalanlarla ördüğünüz
sisteminizi başınıza yıkacağız.
"Gemisini kurtaran kaptan" zırvalıklarına inat suratınızın
orta yerine 'bilgilerden bir çelenk' değil, şunu yazacağız:
Birimiz bile özgür değilse hepimiz tutsağız!